Piyanocu PİYANO Bilgi Video Piano
Hoşgeldiniz
Giriş / Kayıt Ol

Recebim Gemilerde Talim Var Türkü Hikaye Sitesi İstanbul Marmara Bölge Demet Akalın Gemi Var Receb A

Özel Video

Teşekkürler! Arkadaşlarınıza da önerin!

URL

Bu videoyu beğenmediniz. Dikkate alacağız!

Sorry, only registred users can create playlists.
URL



Açıklama

GÜNEŞ YAKARTEPE " Gemilerde Talim Var (Recebim) " Eserinin Senfonik (Çok sesli) Eşlik Notalarını ve armonilerini yazdı, Piyano ile çaldı ve Söyledi, Vokalist Oya Yıldız Ona Sesiyle eşlik etti.
Gemilerde Talim Var (Recebim)
İstanbul-Sarı Recep-Muzaffer Sarısözen
Gemilerde Talim Var
Bahriyeli Yarim Var
O Da Gitti Sefere
Ne Talihsiz Başım Var

Hani Benim Recebim Recebim
Sarı Lira Vereceğim
Almazsa Karakola Gideceğim

Gemi Gelir Yanaşır
İçi Dolu Çamaşır
Şu İstanbulun Kızları
Recep Diye Ağlaşır

Hani Benim Recebim Recebim
Sarı Lira Vereceğim
Almazsa Karakola Gideceğim

Mavi Giyme Tanırlar
Seni Yolcu Sanırlar
Geçme Kapım Önünden
Seni Benden Alırlar

Hani Benim Recebim Recebim
Sarı Lira Vereceğim
Almazsa Karakola Gideceğim
Recep bir bahriyeli, çok yakışıklı. Ömrü denizlerde, gemilerde talimde ve sıla hasretinde geçti. Bir de onu seven var. Sevenin ömrü sevdiğini beklemekle geçiyor. Belki evinin penceresinde, belki de limanda, Recep’i uğurladığı yerde. Belki de dönmeyeceğini bile bile.

Recep belki bir kaptan-ı derya idi veya sıradan bir levent. Belki bu türküyü yakan kadının yanında öldü, belki de bir deniz savaşında.

Bu türkünün bir de unutulmaya yüz tutan bölümü var; gemi gelir yan verir/limanlara can verir/benim sevgili yarim/memlekete şan verir/gemi gelir yan yatar/iskeleye can atar/güzel yarim dururken/ çirkine kim can atar

Limana can veren gemi döndüğünde kaptanı kim bilir, gemi son kişiye kadar boşalana kadar bekleyen kadına sarılarak, “Recep dönmedi” demiştir; “Recep artık burada yok”…

Belki de kadıncağız bu türküyü o anda yakmıştır, bir ağıt gibi. Belki de bunlar hiç olmadı. Türküdeki Recep belki de bir evlattı. Başına kına yakılıp, vatana kurban olsun diye gönderilen ve yanına yetişen komutanına son nefesinde “vatan sağ olsun komutanım” diyen yüz binlerden birisiydi.

Bu da olabilir. Hepimizin sevdiği bir türkünün ne anlattığını bilmemek ne kadar kötü değil mi? Şimdi isterseniz biraz hayal gücümüzü kullanıp, bu eksiği gidermeye çalışalım;

Recep geminin çamaşırcısıdır. Ancak geminin liman yaptığı günlerde dışarıya da servis yapmaktadır. Bâzen de çamaşırları alıp, “tüh sefer emri geldi” deyip, çamaşırları iade edemeden gitmektedir. O nedenle bilumum kadınlar da “ne talihsiz başım var, hani benim Recep’im, karakola gideceğim” demek suretiyle şikâyetçi olmaktadır. Bu arada Recep, çamaşır ücreti olan sarı lirayı da beğenmemekte ve “yeni lira isterim” demektedir. Müşteriler ise Recep’in arkadaşlarına “söyleyin ona, sarı lira vereceğim, almazsa karakola gideceğim” diyerek gözdağı vermektedirler.
Sonra gemi seferden dönünce cümle kadınlar limanda toplanıp, “güvenmemiştik, çamaşırları alıp kaçtı sanmıştık, halbuki şimdi gemi gelir yanaşır, içi dolu çamaşır” diyerek ne kadar mahcup olduklarını anlatmaktadırlar.
Genellikle mavi giyen Recep gâyet şık bir şahsiyettir. Ancak çamaşırlarının sakız gibi olması ile meşhur olan Recep büyük ilgi görmekte ve şımarmaktadır. O nedenle yakın çevresi Recep’e, “mavi giyme tanırlar, seni yolcu sanırlar, geçme kapım önünden, seni benden alırlar” diye nasihatte bulunmaktadır. Anlaşıldığı kadarı ile Recep mavileri çekip kasıl kasıla eş dost ziyaretine gitmekte ve kendisine hafiften “yedi denizin efendisi kaptan-ı derya Recep Paşa” süsü vermektedir. Onu arayanlar da kapı önünde bekleyip, Recep’e “ Recep Ağabey, Recep Ağabey. Sefer görev emri geldi, komutan nerede o adam, gömleğim nerede kaldı diyor, acele et” diyerek koluna girmekte ve gemiye ite kaka geri götürmektedir.
Bir başka senaryo da şöyle olabilir;
Recep turistik bir gemide animasyon yapmaktadır. Bahriyeli lâkabı ile tanınan Recep, gemide idman ve talim yaparak formunu korumaktadır.Tatil beldelerinde animasyon yaparak, turistleri mutlu etmektedir. Hepsi elinde sarı lirası akşam için bilet almaya gelmiştir. Ama ahali ve bilumum turist “gemi gelir yan verir, limanlara can verir, benim sevgili yarim, memlekete şan verir” diye beklenen Recep, limana giren geminin pruva direğinde kendisini bekleyenler şapkası ile selâmlarken, aniden “gemi gelir yan yatar, iskeleye can atar”.
Dev gibi gemi gelip çat diye yan yatar. Gemide güvertede step tahtaları ile talim yapan turist kafile bir tarafa, çamaşırlar diğer tarafa saçılır. Suyu kaplayan çamaşırların arasından bir tek geminin direği görülür, bir de ara sıra Recep. İskeleye toplanan kadınlar “hani benim Recebim, hani benim Recebim” diye ağlaşır. Veya; bir sarı liradır. İnternette hayran kulübü bile vardır. Gösteri yapacağı şehrin duvarlarını bahriyeli kıyafeti ile çekilmiş fotoğrafı ve altındaki “Bahriyeli Recep şehrimizde, pek yakında” yazısı süslemektedir. Bu da olabilir. Neden olmasın, gerçeği nasılsa bilmiyoruz ki…
Acaba bunların yerine hem bu türkünün hem de diğer türkülerin gerçek hikâyelerini bilsek, öğrensek, yabancılaşmadan ve bilerek söylesek, daha iyi olmaz mı?
Türkü yakmak nedir?Türkü söylemeye "türkü yakmak" da denilmektedir.
Türkü'ler kaça ayrılır? Türküler 3'e ayrılmaktadır.Bunlar

Fazlasını Göster

Yorum Yazın

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın.
RSS