Piyanocu PİYANO Bilgi Video Piano
Hoşgeldiniz
Giriş / Kayıt Ol

Piyano Türkü Ankara'nın Bağları Piyanist Öykü Oyun Havası Saz Bağ Yöre İp Attım Ucu Kaldı Gücü Bağı

Özel Video

Teşekkürler! Arkadaşlarınıza da önerin!

URL

Bu videoyu beğenmediniz. Dikkate alacağız!

Sorry, only registred users can create playlists.
URL



Açıklama

Türküleri Piyano Sesleri ile Dinlediniz mi? Piyano Çok Sesli Armoni Formu ile Türküler.
Piyanist Güneş Yakartepe " ANKARA'NIN BAĞLARI İp Attım Ucu Kaldı " Türküsünü Piyano çaldı ve Söyledi.
Solistimiz Vokalde Ona Eşlik Etti.
Çok sevilen Eserleri Piyano ile Dinleyince Umarım Güzel Bulursunuz,
Güzel Yorumlarınızı bekliyorum.
İp attım ucu kaldı
Tarakta gücü kaldı
Ben sevdim eller aldı
Yürekte acı kaldı

Almayı yüke koydum
Agzını büke koydum
Aldım yarin elinden
Boynumu büke koydum

Yöre: Kırıkkale
Kaynak kişi: Seyit Çevik

Ankara bağları olarak da bilinen, ip attım ucu kaldı adlı türkü (bozlak) bir oyun havası değildir, aslı bu videodaki gibidir ve kaynak kişisi de vedeoda keman çalıp söyleyen Seyit Çevik'tir.
Ankara Kalesi Hakkında Kısaca Bilgiler
Ankara Kalesi Hakkında
Ankara Kalesi: Ankara’ya hâkim bir tepenin üzerinde kurulmuş olan ve zaman içinde kentin simgesi haline gelen Ankara Kalesi'nin ilk yapım tarihi kesin olarak bilinmemektedir. M.Ö. 2. yüzyılda Galatlar zamanında var olduğu bilinen kale daha sonra Romalılar döneminde onarım görmüştür. İç ve dış kale olmak üzere iki kısımdan oluşan kalenin iç surları büyük bir olasılıkla 7. yüzyılda Bizanslılar tarafından inşa edilmiştir. Daha sonra Arap saldırıları sırasında çok tahrip olan kale 9. yüzyılda Bizanslılar tarafından yeniden onarılmıştır. Dış surların ne zaman eklendiği kesin olarak saptanamamıştır. Kale 1073'te Selçukluların, 1101'de Haçlıların eline geçmiştir. 1227'de yeniden Selçukluların eline geçen kale bu dönemde ve onu takip eden Osmanlılar döneminde çeşitli onarımlar görmüş, son yıllarda yapılan restorasyon çalışmalarıyla sağlamlaştırılmıştır.
Geniş bir yer tutan 20 kuleli dış kaleden bugüne çok az şey kalmıştır. Dış kalede kuleler dörtgen şeklinde olup iki kapısı vardır. Bunlar batıdaki Dış Kale Kapısı ve güneydeki Hisar Kapısı’dır. Hisar Kapısı’nın üzerinde İlhanlılara ait 1330 tarihli bir yazıt bulunmaktadır. İç kale yaklaşık bir dikdörtgen şeklinde olup, kısmen Ankara taşı, kısmen de karışık malzemeden yapılmıştır. İç kale yükseklikleri 14-16 m. arasında değişen 42 kuleden oluşmaktadır. Kuleler beşgen şekildedir. İç surların kuzeybatı kısmında Selçuklular dönemine ait bir yazıt bulunmaktadır. Kalenin en yüksek yeri kuzeyde, denizden 978 m. yükseklikteki Akkale’dir. Bugün kale içinde Osmanlı Ankara’sının 17. yüzyıldan itibaren ayakta kalmış birçok Ankara evi ve Alaaddin Camii bulunmaktadır.
Ankara Kalesi yapılış tarihi bilinmeyen, hakkında ciddi bilimsel çalışma yapılmamış bir kaledir. Anadolu’ya Türklerin girişiyle birlikte kale hakimiyet altına alınmış, bu tarihten itibaren yüzlerce yıl bir Türk askeri tesisi olarak hizmet vermiştir. Kalenin yüksek ve sağlam burçları, yapılış biçimi ve çok eski tarihi dönemlerin mimari özelliklerini yansıtması Romalılar tarafından yapıldığını düşündürmektedir.

Ankara Kalesi ana giriş kapısına Hisar Kapısı adı verilmektedir. Bulunduğu bölge Altındağ Belediyesi bünyesindedir. Ancak ne Kültür Bakanlığı, ne ilçe veya Büyükşehir belediyesi ne de Ankara Valiliği tarafından buraya ciddi bir restorasyon yapılmamıştır. Bu haliyle binlerce yıllık bina metruk bir görüntü çizmektedir. Ancak içerisinde hediyelik eşya satan bir kaç yer, ve bir kafe bulunmaktadır. Ankara’nın Anadolu’ya hakim olan her ulus için en az tehlikeli bölge olduğu düşünülürse buradaki kalenin genel olarak çok fazla kullanılmadığı sonucu çıkarılabilir.

Ankara Kalesi

Ankara’nın bütününe hakim bir tepede yer alan Ankara Kalesi içinde bulunan kafe tüm manzarayı ayaklar altına sermektedir. Burada görece ucuz olan çay veya diğer içecekleri tüketebilir, gezinize bir ara verebilirsiniz. Ayrıca kalenin iki surdan oluşan yapısını görme şansına da sahip olabilirsiniz. Ancak kale gezisinde görülmesi gereken yerler girişteki tarihi saat kulesi, iç içe geçmiş kalın surlar ve surlardaki geniş siperliklerdir. Eski dönemlerde bu siperlikler çeşitli araçlar için kullanılırken şimdi turistlerin saatlerce oturabildiği alanlar haline gelmiştir. Bu siperlikli kale surları Anadolu’daki ve Avrupa’daki pek çok kale içinde görülmektedir.
İç kalede, büyüklü küçüklü 86 parça top, yeteri kadar cepane ile diğer harp malzemesi vardı. İç kale mimarlık ve güzellik yönünden, görülmeye değerdi. Su sarnıçları ve zahire ambarları buradaydı. Her iki sur içinde 170 çeşme, üç bin su kuyusu bulunmaktaydı.

Fazlasını Göster

Yorum Yazın

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın.
RSS