Piyanocu PİYANO Bilgi Video Piano
Hoşgeldiniz
Giriş / Kayıt Ol

Piyano Rebap Düeti Taha Yıldızları Da Al Yanına Güllerin Efendisi Yaylı Müziği Sazları Yeni Terim Ek

Özel Video

Teşekkürler! Arkadaşlarınıza da önerin!

URL

Bu videoyu beğenmediniz. Dikkate alacağız!

Sorry, only registred users can create playlists.
URL



Açıklama

Tasavvuf Müziğini Piyano Tuş Sesleri ve Rebab ile Hiç Dinlediniz mi?. İlahilerimiz Çok Sesli Form ile Acaba Sevecek misiniz?
Piyanist Güneş Yakartepe, " Taha Yıldızları da Al Yanına Güllerin Efendisi " İlahisini Piyano Notalarını yazdı, Polifonik Şekil ile Piyano çaldı ve Söyledi. Rebab'ın büyülü sesi ile ona eşlik etti. Türk Tasavvuf Müsikileri Solo Piyano ve Rebap düeti Serisi: 3
Çok sevilen Tasavuf Musikilerimizi Piyano ve Rebab ile Dinleyince Umarım Güzel Bulursunuz, Umarım Hoşunuza Gider.
Yorumlarınızı ve Eleştirilerinizi bekliyorum. Sevgi ve Saygılar...
Taha – Yıldızlarıda Al Yanına Sözleri

Yıldızlarıda al yanına
Güllerin efendisi
Bir haber sal şu aşığına
Ümmetin sevgilisi

Ayağında toz olurum
Yürüdüğün yol olurum
Sen iste sevgilim
Ömür boyu kölen olurum

Yıldızlarıda al yanına
Güllerin efendisi
Bir haber sal şu aşığına
Ümmetin sevgilisi

Sevdalıları al yanına
Güllerin efendisi
Bir ümit yap şu aşığına
Ümmetin sevgilsi

Ayağında toz olurum
Yürüdüğün yol olurum
Sen iste sevgilim
Ömür boyu kölen olurum

Yıldızlarıda al yanına
Güllerin efendisi
Bir haber sal şu aşığına
Ümmetin sevgilisi
Rebap Taha Yıldızları da Al Yanına Güllerin Efendisi Bir haber Sal Şu Ümmet İlahi Sözleri Forum Acil Piyano Düeti Neyzen İlahiler Türk Rebab Kabak Kemane Yaylı Müziği Sazları Sazı Geleneksel Tarihi keman
GÜLLERİN EFENDİSİ PEYGAMBER EFENDİMİZ (SAV)
Ey Rabbim şüphesiz ki o putlar insanlardan pek çoğunu saptırmıştır. Kim bana uyarsa muhakkak ki o bendendir. Kim de emirlerime karşı gelirse, şüphesiz ki sen çok bağışlayıcı, çok merhamet edicisin" (İbrahim 36) mealindeki ayeti ile, Hz. İsa'nın duası olan: "Eğer onlara azab edersen onlar senin kullarındır. Eğer onları bağışlarsan, elbette sen dilediğini yapmaya kadirsin ve sen herşeyi hikmetle yaparsın" mealindeki ayeti tilavet buyurdu ve ellerini kaldırdı, şöyle yalvardı: "Allahım! Ümmetimi (mağfiret et), ümmetimi ne söylediğini -O çok iyi bildiği halde- haber verdi. Bunun üzerine Allah Teâla Hazretleri: Ey Cebrail! Muhammed'e git ve ona söyle ki: "Biz seni ümmetin hususunda razı edeceğiz, asla keder lendirmeyeceğiz."
MÜKEMMEL MUHATAP
Bu kâinatın sahibi elbette bilerek yapıyor. Madem yapan bi­lir, elbette bilen konuşur. Madem konuşacak, şuur ve fikir sahip­leri ile, onlardan şuuru en fazla inkişaf eden insanlarla, insanla­rın en uygunu ve mükemmelleri ile, onlardan rehberleri ile, reh­berler içerisinden peygamberlerle ve peygamberler içerisinden de, dost ve düşmanın ittifakı ile, istidadı ve ahlakı en yüksek, dünyanın yarısını, insanlığın beşte birini manevî hükmü altına almış olan, günde beş defa kendisine biat tazelenilen, medih ve dua edilen Muhammed Aleyhissalatü Vesselam ile konuşacak ve konuşmuş ve resul yapacak ve yapmış ve bütün insanlığa rehber yapacak ve yapmıştır. (Risale-i Nur Külliyatından)
ONU TASDİK İÇİN
Bir padişahın meclisinde, birisi, "Padişah, beni falan işe me­mur etti." dese... O mecliste bulunanlar o vazifenin ona verildiği­ne delil isteseler... Ve padişah "Evet" dese... O adam sözünü en kuvvetli bir delille ispat etmiş olur.
Padişah, o adamın sözüne "Evet" diyor gibi, onun o vazifesi ile ilgili bir meselede, onun iltiması İle her zamanki adetini ve vazi­yetini değiştirse, o adamın hatırının yüksekliğine ve görevinin tasdikine elbette ki "Evet" sözünden daha kati ve sağlam bir de­lildir.
Öyle de, Resul-ü Ekrem (s.a.v) dava etmiş ki:
"Ben şu kâinatın Sahibinin elçisiyim. Delilini, benim iltimas ve duam ile her zamanki adetlerini değiştirmesidir. İşte, par­maklarımdan beş musluklu bir çeşme gibi su akıtıyor. Ayı, bir parmağımın işareti ile ikiye ayırıyor. Şu ağaç, sözüme itaat edip beni tasdik için yanıma geliyor. İki üç kişiyi ancak doyuracak bir yemek, dua ve elimin teması île iki yüz, üç yüz adamı doyuru­yor."
Demek, Allah
Nasıl ki, bir şanlı padişahın, en büyük bir memuru, çeşit çe­şit hediyelerle bir çok kavmin bir arada bulunduğu bir şehre gel­diği zaman, her taife onu kendileri adına karşılamak için bir temsilcisini gönderir.

Öyle de, Ezel ve Ebed Sultanının, en büyük memuru olan Hz. Muhammed (s.a.v), O Sultanın bütün mahlukatına gönderdiği hediyelerle âleme teşrif ettiği zaman, taştan, gudan, ağaçtan, hayvandan, insandan tut, ta aydan, güneşten, yıldızlara kadar her taife ona ait bir mucizeyi göstererek, Onun nübüvvetini al­kışlamış ve kendi dillerince "Hoş geldin!" demiştir. (Risale-i Nur Külliyatından)

TAVUS KUŞU

Tavus kuşu gibi pek güzel ve muhteşem bir kuş yumurtadan çıkar, gelişir, semalara kanatlanır. O kuşun güzelliğini, donanı­mını, nakışlarını yerdeki yumurtanın kabuğunda arayan aradı­ğını bulamaz. O adamın yaptığı ahmaklık olur.

Peygamberimiz'e (s.a.v.) sathî bir gözle, beşerî bir urba ile, et-kemik anlayışıyla bakan, onun hususiyetlerini derinliğiyle, ma­nevî yönleriyle göremez, anlayamaz. Tavus kuşunu yumurtada arayan adamın durumuna düşer. (Risale-i Nur Külliyatından.Mesnevi-Hubab)

SAADET ASRINA GİTMEK

Eğer istersen gel, saadet asrına, Arap Yanmadası'na gidelim. Hay

Fazlasını Göster

Yorum Yazın

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın.
RSS