Piyanocu PİYANO Bilgi Video Piano
Hoşgeldiniz
Giriş / Kayıt Ol

MEHTERHÂNE’DE MÜZİK EĞİTİMİ

MEHTERHÂNE’DE MÜZİK EĞİTİMİ Savaşlardaki psikolojik etkisinden dolayı, her ulus, askerî bir müzik disiplinine sahip olmak istemiştir. Tarihte birçok örneği görülen bu müzik türünün en önemli örneklerinden biri de Mehter’dir. Tarihi orta Asya’daki Türk boylarına kadar uzanmasına karşın teşkilatlanma süreci Osman Gazi ile beraber başlamıştır. Selçuklu Sultanı Alâeddîn’inOsman Gazi’ye İstiklâl alâmetiolarak gönderdiği tabl, alem, tuğ ve nakkaare den oluşan takım Osmanlı’daki ilk mehter takımı olarak nitelendirilebilir.(Türkmen, 2007).Mehter teşkilatının gelişmesi Fatih Sultan Mehmet döneminde başlamıştır.Bu dönemde Demirkapı’da Nevbethâne kurulmuş ayrıca Eyüp, Kasımpaşa, Galata, Tophane, Beşiktaş, Rumeli Hisarı, Yeniköy, Beykoz, Anadoluhisarı, Üsküdar ve Yedikule’de günde üç defa nevbet vurulmuştur (Özcan, 1993). Bu şekilde mehtersadece savaş durumlarında icrâ-yı sanat yapmakla kalmayıp, aynı zamanda halka devamlı olarak bir nevi konser vermiştir. Mehterlerin bulunduğu binalara mehterhâne denilmekteydi. Mehterhâneler, içinde meşkhane, koğuş, yemekhane gibi birçok binayı barındıran büyük kışlalardan oluşmaktaydı. Müzik eğitimi de yine bu kışlalarda bulunan meşkhânelerdeverilmekte idi. Mehter müziği icrâcıları, görevliler ve öğrenciler bu kışlalarda barınırlardı. Mehterler üstlendikleri göreve göre Nefirzenler bölüğü, Alemdârlarbölüğü, Zurnazenler bölüğü gibi isimlerle anılan bölüklerde hizmet ederlerdi. Bu bölüklerden
4 Tanbur muallimi Yehudi’nin [hicrî ]1094 yılı Zilkâde ayında aldığı maaşı gösteren bu makbuz çok fazla sayıda ¨terkîb¨ içerdiğinden sadeleştirilmemiştir.
Toker, H. ve Özden, E. Rast Müzikoloji Dergisi,Cilt I, Sayı 2 (2013), s.107-128
111
biri de öğrenciler bölüğü idi. Fatih dönemine ait Tabl-ı alem mehterinin isim listesini veren bir belgede öğrenciler bölüğü elli iki kişi olarak gösterilmiş ve isimleri verilmiştir. (BOA, 9623). Mehterhânelerde görev yapacak sâzendeler Enderûnda yetiştirilmekteydi. Haydar Sanal mehterhânelere ne şekilde eleman temin edildiğini şöyle açıklamıştır: Enderûnda büyük ve küçük çıkmalarda yer açılınca Galata Sarayı’nın İbrahim Paşa Sarayının ve Edirne Sarayı’nın acemi oğlanları arasından seçilmiş olanlar Enderûna alınarak mûsikî eğitimine tâbi tutulurdu. Bunlara şakirdân denilirdi. Acemi oğlanlar büyük ve küçük odalara alınıyorlar ve bu odalardaki eğitimleri sonunda terfi ederek liyâkatlerine göre diğer odalara naklolunuyorlardı.( Sanal, 1964) Öğrencilerin eğitimlerine usûlle başlanırdı. Daha sonra çeşitli bölüklere ayrılırlar ve eğitimleri bu bölüklerin gerektirdiği şekilde uygulanırdı. Bu bölükler şöyledir: Zurna, boru, nakkare,zil, davul ve kös bölükleri. (Tezbaşarır, 1975). Ali Ufki Topkapı Sarayı’nda bulunan Mehterân’ın talimini şu şekilde anlatmaktadır; “Akşam üstü odaya savaş veya sefer mûsikîsi (mehterhâne) hocaları gelir; onlar da derslerini verirler; çalgıları trompet, fifre, davul ve zil türlerinden oluşur ve sadece olağan üstü rahatsız edici bir ses çıkarmaya yarar. (Berktay, 2002). Ritim unsuru çok önemli olduğundan öğrencilere önce mehter düdüğü ile ritm ve senkron çalışmaları yaptırılır, sonra kabiliyetleri doğrultusunda diğer enstrüman bölüklerine kaydırılırlardı. Örneğin Fırat Boztaş 1566 yılına ait Mehterân- Alem-i Mevâcip defterinde zurnacılar bölüğünde sekiz zurna öğrencisinin ismini tespit etmiştir. Aynı çalışmada yazar öğrencilerin bir ila dokuz akçe arasında ücret aldığını belirtmektedir. (Boztaş, 2009). İstanbul Üniversitesi Kütüphanesinde bulunan 1184 numaralı Halis Efe’ye ait mecmuada (Usûlât-ı Mehterân-ı Alem) uygulanan usûl ve formlarşu şekilde verilmektedir. Usûller: Çenber, Küçük ve Büyük Hafif, Sâkil, Devr-i Hindî,Sofyan, Semâî, Çeng-i Harbi. Formlar: Türkü, Şarkı, Nakış, Murabbâ (Çalışkan, 2001). Mehterhânenin müzik eğitiminden mehterbaşı sorumlu idi. Öğrencilerin yetiştirilmesinden repertuvar seçimine kadar birçok konuda kararı o vermekte idi. Yani bir nevi orkestra şefi idi. (Kanca, 2010).Ayrıca her bölüğün eğitiminden o bölüğün başında bulunan nefer, mehter başına karşı sorumluydu. Bu bize göstermektedir ki Mehterde de tıpkı Enderûn’da olduğu gibi branş eğitimi ön plandaydı. Bu eğitimle birlikte toplu olarak yapılan icrâlarda da öğrencilerin eşlik kabiliyetleri gelişmekteydi.
Haydar Sanal, öğrencilere mehterhâne görevli sâzendegân haricinde, dışardan bazı mûsikîşinasların da ders vermiş olabileceğini söylemektedir. Sanal, IV. Sultan Mehmet döneminde nefir muallimi ve hânende Recep Çelebi’nin evinde câriyelere mûsikî dersi verdiğini gözler önüne seren belgelerin, aynı kişinin mehterhânede nefir( boru) dersi vermiş olabileceğini de göstermekte olduğunu beyan etmiştir.

RSS