Piyanocu PİYANO Bilgi Video Piano
Hoşgeldiniz
Giriş / Kayıt Ol

Allahu Allah Ömrün Bitirmiş Virane Miyim PİYANO SÜPER İLAHİ Arınmış Hırs Peşin Koşma Gözü Tok Esnafı

Özel Video

Teşekkürler! Arkadaşlarınıza da önerin!

URL

Bu videoyu beğenmediniz. Dikkate alacağız!

Sorry, only registred users can create playlists.
URL



Açıklama

Tasavvuf Müziğini Kuyruklu Piyano Tuşları Sesleri ile Dinlediniz mi?.
İlahilerimizi Çok Sesli (Poli foni) Form ile Acaba Sevecek misiniz?
Piyanist Güneş Yakartepe, " Allahu Allah - Ömrün Bitirmiş Virane miyim " İlahisini Piyano Notalarını yazdı, Armonik Şekil ile Solo Piyano çaldı ve Söyledi.
Türk Tasavvuf Müziği Solo Piyano Serisi: 4
Çok sevilen Musikilerimizi Piyano ile Dinleyince Umarım Güzel Bulursunuz, Umarım Hoşunuza Gider.
Sevgi ve Saygılar.
Yorumlarınızı ve Eleştirilerinizi bekliyorum.
Ömrün bitirmiş virane miyem
Aklın yitirmiş divane miyem
Kanat vururum, döner dururum
Yanar kururum, pervane miyem

Allahu Allah, Allahu Allah
Allahu Allah, Allahu Allah

Ömrüm bitirmiş viranemiyem
Yaşlı gözlerim, tutmaz dizlerim
Yolun izlerim, mestane miyem
Nedir bu halim, artar melalim
Söyle a zalim, bigane miyem

Allahu Allah, Allahu Allah
Allahu Allah, Allahu Allah

Koy söylesinler, Mecnun desinler
Deli bilsinler, yegane miyem
Aşkî can feda, olsa ne fayda
Aşk oku yayda, kemane miyem

Aklın yitirmiş divane miyem
Ömrüm bitirmiş virane miyem
Aklın yitirmiş divane miyem
Kanat vururum döner dururum

Allahu Allah Ömrün Bitirmiş Virane miyim Film Yorum Piyano Sol Kasidesi İlahisi Piyanosu Akustik Yarım Koması Piano Solo İlahisi Sözlü Şarkı Formu Söz Enstrüman Piyanosu Version 1 Hızlı
aşkî. bir çok divan şairinin kullandığı bir mahlas. üstad iskender pala, doktora tezini bunlardan biri ve divanı üzerine yazmış.
ramazan ayı boyunca sık sık dinlediğimiz allah u allah ilahisi de yine aşkî rumuzunu kullanan merhum Muzaffer Ozak'a aitmiş.
Muzaffer Ozak (1916 - 12 Şubat 1985), bir Sufî tarikatı olan Halvetiyye şeyhi, derviş ve ilahi yazarı.

Babası Konyalı Hacı Mehmed Efendi, annesi Seyyide Hacı Ayşe Ozak idi. Birçok Avrupa ülkesi ve ABD'de, dervişleriyle birlikte yaptığı toplu zikirleriyle tanınmıştır. Yaşadığı dönemin dervişlerince Efendi sanıyla anılan Ozak, yazdığı ilahilerde Aşkî mahlasını kullanmaktaydı. Ozak ayrıca, Sahaflar Çarşısı'nda bir kitapçı dükkânı işletmekteydi.
Hoşsohbet ve fevkalâde nüktedan, anlaşılması zor dinî meseleleri kolayca özetleyip izah etme, konuları ibret alınacak hikâyelerle veciz bir şekilde anlatma ve öğretme yeteneğine sahip bir halk vâizi olan Muzaffer Ozak’ın vaaz ve hutbeleri, konuları ele alış ve sunuş tarzı yabancıların dikkat ve ilgisini çekti. Kudüs, Bağdat, Şam ve Kahire gibi şehirlerde yaptığı tasavvuf sohbetlerini Amerika Birleşik Devletleri, Almanya, İngiltere, Hollanda, Belçika ve Fransa’da da yapması ve tarikat âyinlerinden örnekler sergilemesi için kültür-sanat festivalleri düzenleyen resmî ve özel kuruluşlardan davetler aldı. 1970’li yılların sonlarından itibaren müridleriyle birlikte bu davetlere katıldı. Bu ülkelerde yaptığı tasavvuf sohbetlerinin dinleyiciler üzerinde bıraktığı tesir kendi yurttaşları üzerindeki tesir kadar müsbet oldu. Bunda heybetli ve etkileyici bir görünüşe sahip olmasının yanında İslâmiyet’e ilgi duyan herkese aşk ile hizmeti görev bilen bir âşık olmasının büyük payı vardır. Nitekim kendisi, Yûnus Emre tarzında yazdığı şiirlerinde kullandığı “Aşkî” mahlası ile bunu ifade etmek istemiştir.

Muzaffer Ozak, Avrupa ve Amerika seyahatleri sırasında Allah katındaki tek dinin İslâm olduğu âyetini özellikle vurgulamış, bu ifadeye açıklık getirmek üzere bütün peygamberlerin tek ilâha inanma sistemi olan İslâm’ı tebliğ ettiklerini, ancak hıristiyan ve yahudilerin bu birliği kavrayamayıp tarih boyunca peygamberlerin hatta azizlerin adlarına göre dinler ürettiklerini, gereksiz yere bunu bir rekabet ve çekişme konusu yaparak durmadan savaştıklarını, halbuki Kur’ân-ı Kerîm’de peygamberler arasında ayırım yapılmaması gerektiğinin ifade edildiğini belirtmiş, böyle ayırım yapan bir müslümanın dinden çıkmış sayılacağına dikkat çekmiştir. Hümanizm adı altında her dinden bir şeyler alıp birleştirerek bir dünya nizamı veya dini kurmaya çalışmanın yersiz olduğunu, ayrıca insan yapımı uydurma bir din olması dolayısıyla bunun dünya ve âhiret için tehlikeli bir iş olacağını her fırsatta tekrarlamıştır. Katı veya eskimiş saydıkları bazı hükümleri eleştirerek İslâm’ı küçük düşürmek isteyen hıristiyan ve yahudi cemaati mensuplarına kendi dinlerinden örneklerle cevap vermiş, diğer semavî dinlere yabancı olmadığını ve konuya tek taraflı bakmadığını ortaya koymuştur. Muzaffer Ozak, Nûreddin Cerrâhî Tekkesi’nde on dokuz yıl irşad faaliyetinde bulunduktan sonra 13 Şubat 1985 tarihinde vefat etti ve tekkenin türbe kısmına defnedildi.
Allahu Allah Ömrün Bitirmiş Virane Miyim PİYANO SÜPER İLAHİ Arınmış Hırs Peşin Koşma Gözü Tok Esnafı Farklı Rehbere Hızlı Ulaşım Emin Işık Hz Mevla Tasavvuf Anla Öne Çıkan Değer Cüz Türkçe Meali Gönüller Sultanı Mevlevi Tarikat Tekke Musiki Film Yorum Kaside Mevlana Kültür Sanat Derneği Musıkisi Korosu Konseri Dakika Dizayn Foto Resim Video Görsel Ders Kurs Sertifika Diploma Cilt Sayı Yazışma Yazar Yazı Ankara Okul Lise Sınıf Metni Tarih Dergi Basım Karar Yöntem Derece Çözüm Bas Şifre Güzel Sanatlar Tasarım Fakülte Devlet
İller Şehirler Şehri Şehir

Fazlasını Göster

Yorum Yazın

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın.
RSS